Kocasının Önünde Karısını Siktim

Merhabalar, ben İstanbuldan Oktay, 21 yaşındayım. Ben de size dostumın annesini nasıl siktim, o vakaı anlatmak isterim. Okullar kapanıktı ve tatile girmiştik. Okuldan bir arkadaşım tatilde beni Afyon’daki köylerine çağrı etmişti. Hem dinlence yapmak, hem de tarlada biraz yardım etmek amacıyla gitmiştim. Dostumın babası 5 önce ölmüş, annesi genç yaşlarında dul kalmıştı. Hasat vakitı gelmiş, hepimiz tarlalara koşuşturuyordu. Doğal olarak dostum ve anası de. Ben de onlara yardım olsun diye yanlarında gidiyordum. Arazileri çok büyüktü ve birkaç tarladan oluşuyordu.

O gün öğleden sonra arkadaşıma şehirdeki avukat akrabalarından bir telefon geldi. Dostumın acil şehire gitmesi gerekmiş. Bana: “Bir iki saat içinde gelirim, sen evde otur keyfine bak.” dedi ve gitti. Arkadaşımın annesi çay yaptı, beraber çay içiyorduk. Ayrıca arkadaşımın annesinin adı Nur, 37-38 yaşlarında, eli yüzü düzgünce bir hanım. İlk başlangıçta benim Nur yengeye karşı bir ilgim yoktu, kendisini bir tek dostumın annesi olarak görüyordum. Nur yenge ile evde otuz dakika ya oturduk ya oturmadık, komşulardan birisi uğradı, tarlaya balyacı gelmiş. Balyacının ne işe yaradığını bilirsiniz, balyacı biçilen otları makine ile deste haline getiren kişi. Dostum olmadığı için tarlaya mecbur arkadaşımın anası ile ikimiz gitmek mecburiyetinde bırakıldık.

Tarlaya vardığımızda akşam olmak üzereydi. Balyacı tarladaki otları balya yapmış, bizi bekliyordu. Komşular tarlalarındaki balyalarını almış gitmişlerdi, bir tek hepimiz kalmıştık. Balyacı balye adedini söyledikten sonra ücretini aldı çekti gitti. Nur yengeyle ikimiz tarlada balyalarla kalakalmıştık. Nur yengeye, “Hadibakalım yenge, iş başa düştü!” dedim ve birlikte balyaları traktöre yüklemeye başladık. Otuz dakika kadar balya attıktan sonra yavaş yavaş terlemiştik. Nur yenge hırkasını çıkarmış, yakası açık, ince bir buluzla kalmıştı. Buluzun altına sütyen giymemiş, devasa göğüsleri ve fındık gibi göğüs uçları olduğu şeklinde belli oluyordu. Hele birde karşımda balyayı almak için egildiğinde, aman tanrım… Buluzunun yakasından taa göbeğine kadar görebiliyordum!

O anda aklımda ne hinlikler döndüğünü size anlatamam. Aslına bakarsanız kaç zamandır abazayım, hazır kimsede yok, tarlanın ortasındayız, bu fırsatı kaçırmamam lazımdı. O anda kafama koymuştum, dostumın annesini tarlanın ortasında sikecektim, en uygun anı bekliyordum. Tarlada 150 tane falan balya vardı. Ben traktör sürmeyi bilmediğimden, Nur yenge çıkıyordu traktöre ve ileriki balyaların yanına çekiyordu traktörü. Bir iki defa çekti, üçüncüde ben motorun yanındaydım, Nur yenge tam traktöre binerken sendeledi, tam düşmek üzereyken tutmak için arkadan sarıldım. Elim kazara göğüslerinin altında kalmıştı. 10-15 saniye öyle kalmışım. Ayrıca sikim kazık gibi olmuştu ve Nur yengenin götüne değiyordu. Nur yengenın sesiyle irkildim: “Tansiyonum düştü herhalde.” dedi. Ben de, “Yenge otur biraz, dinlen.” dedim ve römorkun gölgesine oturmasına yardımcı oldum.

Balyaları römorka tek başıma atıyordum, fakat hayvan ölüsü gibi ağırdılar. 25-30 tane attıktan sonrasında ben de dinlenmek için oturdum Nur yengenin yanına. Bu sırada arkadaşım aradı, “Nerdesin?” dedi. “Tarladayız, ne süre geleceksin?” dedim. İşinin uzadığını, sadece en erken bir saat sonra gelebileceğini söylemiş oldu. “Tamam.” deyip kapattım. Biraz oturduktan sonrasında, Nur yenge: “Ahh ah! Evli olsaydım, böyle hanım başıma tarlalarda sürünmezdim. Dulluk çok zor!” dedi. Ben de, “Üzülme yenge daha yaşın genç, hem güzelsin de, bulursun birini.” dedim. Nur yenge bu sözümdan cesaret almış olacak ki, “hakikaten güzelmiyim?” diye sordu. Ben de, “normal olarak güzelsin!” dedim. Asılsız yok, arkadaşımın anası hakikaten güzel bir kadındı. O ara gözlerim göğüslerine kaydı, göğüs uçları buluzu delecek benzer biçimde duruyordu. Benim yarrak durur mu, anında hareketlenmeye başladı, gene kazık benzer biçimde oldu. Nur yenge gözlerini yarrağıma dikti. Sonra göz göze geldik, birazcık bakıştık, hafif bir tebessümle burun buruna geldik, ve birden dudaklarımız birleşiverdi.

Kendi kendime, işte oğlum aradığın fırsat eline geçti, karı resmen kaşınıyor, kaşımanın vakitı geldi dedim. Biraz öpüştükten sonra arkadaşımın anası, 5 senedir am deliğinin yarak yüzü görmediğini söylüyordu. Ben de, “Şimdi seni yarrağa doyuracam, merak etme!” demeye fırsat kalmadan, arkadaşımın anası beni tarlanın ortasında sırt üstü yatırmıştı. Tamam, arkadaşımın annesini sikmek bazılarınıza pek uymuyor biliyorum, fakat karı azmış aq. Yarraksızlıktan kuduruyor, ben onu değil de, o beni sikecek resmen. Bir çırpıda kemerimi çözdü, pantolonumu ve külodumu çıkardı. Hemen sikimi ağzına aldı yalamaya başladı. Aman tanrım o neydi be, karının ağzı fırın benzer biçimde. Bir 5 dakika kadar yaladıktan sonra, şalvarı ile donunu çıkardı ve “Hadi!” dedi. “Ne hadi’si?” dedim. “Sikmeyecekmisin?” dedi. Ben de, “Dur bakalım bir, ben de senin amını yalamak isterim!” dedim. Derhal amını ağzıma dayadı ve yüzümün üstüne oturdu. Sanki boğulacak benzer biçimde oluyordum. Düşünsenize 70 kilo rahat var. öyle amını birazcık yaladım. Amı sanki sakız gibiydi, ben emdikçe amı sünüyordu.

Birden, “Bekleyemeyecem fazla!” dedi, aniden yüzümden kalktı ve sikimin üzerine oturdu, bir seferde sikimi amının içine alıverdı. Öyle bir oturdu ki, sanki sikim kırılacaktı. Hiç unutmuyorum, üzerimde tam 5 sefer zıpladıktan sonra bağlarıra bağlarıra orgazm oldu, boşaldı. Benim yarak da patlamaya hazırdı, fışkırta fışkırta amına boşaldım. Sonrasında ayağa kalktığında amından döller akıyordu. Amını tülbentle sildikten sonra, sikimi de yalayarak temizledi. Baktı benim yarak hala sert duruyor, “Senin yarak baya azgınmış, napcaaz bunu?” diye sordu. “Ben bir çaresini biliyorum!” dedim. “Neymiş çaresi?” diye sordu. “Dön arkanı!” deyip bunu domalttım. O arkadan amına sokacağımı beklerken, sikimin başını tükürükleyip göt deliğine dayadım. Daha “Dur! Ne yapıyorsun?” demesine fırsat vermeden öyle bir abandım ki, benim yarak götüne birden Löp diye girdi. Götünün acısından iyi mi bağırıyor bilemezsiniz!

Daha birkaç dakikadır annesinin götünü sikiyordum ki, dostum aradı. Annesi inlemeyi bağlarırmayı kesti derhal, telefonu açtım. Dostum: “Şimdi dolmuştan indim, geliyorum hangi tarladasınız?” dedi. Tarlanın yerini söyleyip kapattım telefonu. Yanımıza gelmesi 5 dakika sürmezdi. Hemen toparlandık, giyindik, fakat ben annesinin götüne boşalamamıştım. İçimden ne küfürler ediyorum arkadaşıma, ‘anasını siktiğimin çocuğu’ diyerek. Neyse arkadaşım geldi, kalan balyaları da yükledik ve köye döndük. Köyde, anası ile birdaha sadece kalamadık. Esasen iki gün sonra İstanbul’a döndüm. Arkadaşımın annesini sikmek çok zevkli ve heyecanlıydı, fakat gene de götüne boşalamadım diye içime dert oldu. İleride ne yapmış olup edip dostumın annesini yeniden sikecem, hemde bağırta bağlarırta! Hele o sıcacık götüne boşalmadan da bırakmayacam, kendi kendime söz verdim!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir