Kim Karımı Sikmek İster

Karım, “Aşkım, Ekrem bey telefon etti. Selim’in Miami’ye okumaya gelecegini ve ilk iki yıl bizle kalmasını istediklerini söyledi” dedi. Ekrem bey karimin babasının patronuydu. Türkiyenin sayılı zenginlerindendi. Ailece cok yakındılar. Karımla yeni evlendiğimde tarifıştım Selim’i. Çok küçükü o süre. Bütün şirketlerin tek varisi olarak büyütülüyordu. Annesinin de düşkünlüğünden oldukça şımarık bir çocuktu. Karım ve bana ağbi abla benzer biçimde baktığı için bize özel bir saygısı vardı. O yüzden bizi cok kızdırmazdı ama gene de yaramazlık meydana getirdiğinda onu azarlardık. Karım 10 ben 11 yas büyüktük ondan. Miami ye taşındığımızda orta sondaydı. Sonrasında hiç görmemiştik

Bu tüm düzenimizi bozacak bir teklifti bu. Evimiz ona bir oda vermemize müsaitti fakat özgür yaşamımızı çok etkileyicekti. Bu tepkimi hissettiğinde karım teklifi açıklamaya başladı. Ekrem bey oğlunun kontrolden çıkmaması için kendi başına değil bizim evimizde kalmasini istiyordu. Bunun önemini ve bize sıkıntılığunu bildiği için çok eli açık bir teklifle geliyordu. Evin, otomobillerimizin bütün masraflarını karşılıyor üstüne de yüklüce bir aylık gelir teklif ediyordu. Uzun tereddütler nihayetinde Kabul etmeğe karar verdik. Ekrem beye hayır demek de iyi bir şey değildi. İlerde Selim işlerin başına geçtiğinde de bu ilişki bizim için çok faydalı olurdu.

Ekrem bey ve eşi sonucumıza cok memnun oldular. Selim’in gelmesine daha aylar olmasina karşın teklif ettikleri ödemelere derhal basladilar. Keyfimiz yerine gelmişti. Bir ay sonra kısa bir dinlence de, Selim’i ortamı bir görmesi icin gönderdiler. Hava alanında görmüş olduğumüzde tanıyamadık. Uzun boylu yakışıklı, dev gibi bir delikanli olmustu. Resimlerini göndermişti ama kafamizdaki minik Selim’i silmeye yetmemişti resimler. Tüm sıcaklığıyla bize sarıldı. Bizde cok memnun olmuştuk onu görmekten. Hala bizlere ağbi abla diyordu ama artık kendinden emin, şovşli biri vardi karşımızda .

Arabada eve giderken heyecanla anlatmaya başladı. Babasının tek başına bırakmaması üstüne kendisi bizimle kalmayi o teklif etmis. Babasi da razi olmus. “Ben hep sizi örnek alırdım. Size özenirdim” dedi. “istek ablama hayrandim hep” dedi. Arzu de “az mı koynumda uyuttum seni küçükken?” dedi. Ayni sıcaklıkla. Ben “Burda özel bir odan olacak ama…” dedim şaka olarak. Güldük. Şakamın yersiz oldugunu düşünüp birazcık gerildim arkasından. Dilek, kendinden 10 yaş minik oğlanın bu şekilde hayranligini duymaktan çok hoşlanmıştı. Ben biraz kıskanmıştım ama gereksizdi kıskançlığım.

Evimizi cok beğendi Selim. “Bayildim. “ dedi., “Burada cok rahat edecegim.” Ben de “Derslerini de çalışacaksın fakat degil mi? Yoksa baban bizlere çok kızar “ dedim. “ Yok, Tarık ağbi. Tabii hic merak etme sen”

Aksam beraber yakındaki bir restaurant a gittik arabayla şehri dolaştırdık. İlk defa gordüğü bu şehri derhal sevivermisti. Her yere hayranlikla bakiyordu. Saat farkindan uykusunun geldigini farkettik. Eve dönüp odasına götürdük.

Arzu’le başbaşa kaldigimizda Selim’in korktuğumuz kadar rahatsizlik vermeyeceğini konustuk. Uyumlu bir genç olmuştu. Ertesi gün hafta sonu oldugu icin Selim’e şehri gezdirmeye devam ettik.

Plaja gittiğimizde Selim “Bu şehri gerçekten cok sevdim” dedi, etraftaki birbirinden güzel kızları göstererek. Hiç gizlemeden bakınıyordu kızlara. Sonra bana dönerek “tabii hiç biri dilek ablamın eline su dökemez bu tarz şeylerin” dedi gülerek. Karım “Teşekkür ederim Selim’cigim” dedi sevecen abla edasıyla . Karımın vücudu çok iyiydi ama Selimin yaşıtlarına gore olgundu haliyle. Bacak ve kalçalarındaki selulitleri farkediliyordu artik. Vücudu da taş şeklinde değildi. Ama bunları hissetmek hoşuna gitmişti gene.” Ablasını da üzmek istemez hiç” diye gülümsedi Selim’e.

Işlerimizin rahat olmasi sebebiyle haftanin ilk günlerinde de mümkün oldugu kadar Selim’le süre geçirmeye çalıştık. Bu bizim de hoşumuza gitmişti. Karımın akşamları benimle daha alev ateş seviştiğini farkediyordum. Bu şekilde çekici bir delikanlının yanimizda olması, iltifatları karımı çok daha arzulu bir hale getirmisti. Bundan şikayet edemezdim. Bir gece bunu arzu’e söylediğimde, hic inkar etmedi. “Aşkım elimde büyüyen bu veleti bir erkek olarak görmek nasıl bir duygu anlatamam. Benden hoşlanması beni çok tahrik ediyor.” Bu kadar çabuk bunu kabullenmesi beni şaşırtmıştı. Ilk tepkim “ Aman lütfen dikkat edelim çocuk farketmesin. Büyük rezalet olur. Sonrasında kontrolu kaybederiz.” Karım “doğal aşkım. Delimisin? Hic merak etme” diye bana sarıldı. öpüşmeye başladık. İtirafından sonra artık hiçbir engeli kalmamıştı karimin bana karşi. Daha değişik sevişiyordu benimle. Bir an kulağıma dudaklarını yaklaştırıp “Selim, Sik ablani” diye fisildadi. Kıskançlığıma karşın öyle azdırmıştıki bu davranışı, taş şeklinde olmuş yarağımı karımın sırıl sıklam amına dayadım. O gözlerini kapamış Selimi düşünürken içine kaydim. Onu hiç böyle azmış görmemiştim. Tırnaklarını sırtıma saplamış “Sik beni Selim ! Sik beni!” soluyordu. Selimin odasi uzaktaydi ama duyacağını düşünüp rahatsiz oldum. Karımın hali beni tekrar kendimden geçirdi. O altimda kasılırken boşalmaya başladım. Cok zamandır bu şekilde gelmedigimi farkettim. Karşmsa daha boşalmamıştı. Derhal bacak arasina indim başımı gömüp yalamaya başladım. Kulagimda karımın “Seliiiiiiiiim! Seliiiiiiiiiiiim!” diye soluyan sesini duyuyordum. Cok geçmeden karım sarsılarak geldi. Hala onun ismini sayıklıyordu. Olduğum yerde kaldim. Onunla yüzleşmek istemiyordum hemen hemen.

Bir kaç dakika sonrasında yukarı yitik karıma sarıldım. Hiç konuşmadık. öyle uyuduk.

Ertesi gün bunu konuşmadık ama Selim’le gezmeye devam ettik. Selim hala her fırsatta karıma iltifat ediyor bana ne kadar şanslı olduğumu söylüyordu. Geceleri istek gene Selim’I düşünerek benimle sevişiyordu. Haftanın nihayetinde İstanbul’a uğurlarken bize burada ne kadar mutlu olduğunu ve bir an evvel gelip yerleşmeyi istediğini söylüyordu. Sarılıp vedalaştık. Arzu’le çok daha uzun sarıldılar bir birlerine fakat beni şaşırtmadı.
Hava alanından dönerken dilek’le mevzuşmam gerektiğini biliyordum. Selim’in okul için geldiğinde daha mesafeli davransak iyi olurdu. Istek dinledi ama çok fazla gelmemişti kendi davranışları gene de dikkat et dedim kafasını salladı.

Aradan bir hafta geçmişti ki. Selim aradı. Okulun başlamasını beklemeden gelmeye razı etmişti babasını. Üç gün sonrasında geliyordu. Birazcık tedirgin oldum fakat hayır diyecek bir bahane de bulamadım. Dilek mutlu olmuştu. Selim’e azcaıp benimle alev ateş sevişeceği için ben de mutlu olmalıydım.

Karı koca oturup iyi mi davranacağımızı tekrar konuştuk. Evi düzenledik. Gaslımüzde hala yaramaz bir ufak çocuk olan Selim için her şey hazırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir